Şafşavan sokaklarında kış güneşinin loş ışığında dolaşmak, mavi tonların arasında sessizce yürümek gerçekten huzurluydu. Grup kalabalık olduğu için fotoğraf duraklarında biraz bekledik ama rehberin sakin anlatımıyla zaman akıp gitti.
Fas'ın en etkileyici şehirlerini, köklü tarihini ve Sahra Çölü'nün büyüleyici atmosferini tek bir rotada keşfetmek isteyenler için hazırlanan Büyük Fas Turu, Gezgin Durağı güvencesiyle unutulmaz bir seyahat deneyimine dönüşüyor. Konforlu ulaşım, özenle seçilmiş oteller ve yıllardır Fas kültür turlarında görev yapan deneyimli Türkçe konuşan rehberlerimiz eşliğinde ülkenin en özel noktalarını güvenli ve dolu dolu keşfediyorsunuz.
İstanbul'dan başlayan bu benzersiz yolculukta; Kazablanka'nın modern yüzünü, Rabat ve Meknes'in tarihi mirasını, Fes medinasının mistik atmosferini, Şafşavan'ın masalsı mavi sokaklarını ve Sahra Çölü'nde deve yolculuğu eşliğinde unutulmaz gün doğumu manzaralarını deneyimliyorsunuz. UNESCO korumasındaki Aït Ben Haddou'dan Marakeş'in renkli çarşılarına uzanan bu rota, Fas'ın kültürünü, doğasını ve yaşam tarzını en etkileyici haliyle keşfetmek isteyen gezginler için özel olarak tasarlandı.
Tur Özeti: 8 Gün 7 Gece | İstanbul Sabiha Gökçen Çıkışlı | Air Arabia ile Direkt Uçuş | 3 Yıldızlı Otellerde Yarım Pansiyon Konaklama | Türkçe Rehber Dahil | TÜRSAB A Grubu Güvencesiyle
İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı Dış Hatlar Terminali'nde saat 21:10'da buluşuyoruz. Check-in, güvenlik ve pasaport işlemlerinin ardından Air Arabia'nın 3O438 seferi ile gece 00:10'da Kazablanka'ya hareket ediyoruz. Yaklaşık 5 saatlik uçuşun ardından 03:15'te Kazablanka'ya varıyoruz.
Varışın hemen ardından Fas'ın başkenti Rabat'a hareket ediyoruz (90 km). Rabat şehir turumuzda Kraliyet Sarayı Bahçesi, 5. Muhammed Türbesi, Hasan Kulesi, Şehir Surları ve Oudaia Kalesi'ni ziyaret ediyoruz. Tarihi ve modern şehrin iç içe geçtiği Rabat, Fas'ın yönetim merkezi olmasının yanı sıra köklü kültürel mirasyapılarıyla da ziyaretçilerini büyüler.
Rabat turumuzun ardından Tanca'ya hareket ediyoruz (245 km). Atlas Okyanusu ile Akdeniz'in buluştuğu Cebelitarık Boğazı kıyısında kurulmuş olan Tanca, Fas'ın en etkileyici kıyı şehirlerinden biridir. Tanca turumuzda önce Cape Spartel Deniz Feneri'ne giderek iki denizin birleştiği muhteşem noktayı gözlemliyoruz; ardından suların binlerce yıl boyunca aşındırmasıyla ortaya çıkan ve Afrika Haritası şeklinde bir açıklık oluşturan Herkül Mağarası'nı ziyaret ediyoruz.
Tanca'nın eski yerleşim alanı Medina bölgesini ve Ortaçağ'ın en büyük Müslüman seyyahı olarak tarihe geçen, Tuhfetü'n Nuzzar fi Garaibi'l Emsar adlı seyahatname kitabının yazarı İbn Batuta'nın Türbesi'ni de ziyaret ediyoruz. Dileyen misafirlerimiz için Tanca Medina Turu (50 Euro, opsiyonel) ayrıca düzenlenmektedir. Akşam yemeği ve konaklama Tanca otelimizde.
Konaklama: Tanca | Konsept: Yarım Pansiyon | 3 Yıldız
Otelde alacağımız kahvaltının ardından dünyanın en fotogenik şehirlerinden biri olan Şafşavan'a hareket ediyoruz (115 km). Evlerde, sokaklarda, merdivenlerde, duvarlarda ve direklerde hemen her yerde mavinin tüm tonlarının hâkim olması nedeniyle Mavi Elbiseli Şehir olarak anılan Şafşavan, dar sokakları ve otantik evleriyle büyüleyen, masalsı güzelliğiyle gelen her turistin kalbini çalan eşsiz bir kasabadır.
Rif Dağları'nın eteklerine kurulmuş olan Şafşavan'da Uta El Hamam Meydanı, 15. yüzyılda inşa edilen Şafşavan Büyük Camii, tarihi Medina ve Fransız mimari örneklerini barındıran 5. Muhammed Meydanı başlıca ziyaret noktalarımız arasında yer almaktadır. Daracık geçitlere açılan merdivenli sokaklar, o sokaklar boyunca sıralanan otantik Fas evleri, gizlenmiş küçük avlular ve el işçiliğinin en güzel örnekleri fotoğraf tutkunlarını büyüleyecektir.
Şafşavan turumuzun ardından Fes şehrine hareket ediyoruz (215 km). Akşam yemeği ve konaklama Fes otelimizde.
Konaklama: Fes | Konsept: Yarım Pansiyon | 3 Yıldız
Otelde alacağımız kahvaltının ardından Fas'ın kültürel ve manevi başkenti Fes'i keşfediyoruz. 9. yüzyılda İdrisiler tarafından kurulan ve Endülüs'ten kovulan Müslümanlar ile Tunus'taki Kayrevan'dan gelenlerle şekillenen Fes, İslam dünyasının en önemli ilim ve kültür merkezlerinden biri olma özelliğini bugün hâlâ korumaktadır.
Fes turumuzda Kareviyyun (Karaviyyin) Camii, Medresesi ve Muvakkithanesi'ni ziyaret ediyoruz. Dünyanın kesintisiz faaliyet gösteren en eski üniversitesi olan Al Quaraouiyine, İslam medeniyetinin ilim geleneğini yaşatmaya devam etmektedir. Ardından Ticaniliğin kurucusu Ahmet Ticani'nin Türbesi ve Camii, özgün mimarisiyle göz kamaştıran Ebu İnaniye Medresesi ve karşısındaki ortaçağ su saati durakları arasında yer almaktadır.
Neccarin Müzesi, Attarin Medresesi ve bakır ile deri süs eşyalarının satıldığı geleneksel zanaatkârlar çarşısını da gezip ardından turun en etkileyici noktalarından birine ulaşıyoruz: Ortaçağdan bu yana aynı arkaik tekniklerle derilerin işlendiği tarihi tabakhaneler. Fes Medinası'nın üst kısımlarından seyredilen bu görüntü, Fas'ın simgesi hâline gelmiştir. Dileyen misafirlerimiz için Fes Medina Turu (50 Euro, opsiyonel) ayrıca düzenlenmektedir. Akşam yemeği ve konaklama Fes otelimizde.
Konaklama: Fes | Konsept: Yarım Pansiyon | 3 Yıldız
Otelde alacağımız kahvaltının ardından Sahra Çölü'ne doğru uzun yolculuğumuza başlıyoruz (410 km). Yol üzerinde deniz seviyesinden 1.600 metre yüksekte kurulmuş, çam, sedir ve meşe ormanlarıyla çevrili ve Fransız Alp mimarisiyle dikkat çeken Ifrane şehrinde mola veriyoruz. Fas'ın "küçük İsviçre'si" olarak bilinen bu şehir, özellikle kış aylarında karla kaplı sokaklarıyla büyüleyici bir tablo oluşturmaktadır.
Öğleden sonra Sahra Çölü'nün altın kum tepelerine ulaşıyoruz. Dileyen misafirlerimiz için Sahra Çölü'nde Gün Batımı Jeep ve Deve Safari (80 Euro, opsiyonel) etkinliği düzenlenmektedir. Çölde jeep safarinin ardından develere binerek kum tepelerine çıkıyor, Sahra'nın eşsiz gün batımını izliyoruz. Gün batımının ardından Erfoud'daki otelimize dönüş ve konaklama.
Not: Çöle erken varılması durumunda ertesi günkü deve turu yerine bu akşam gün batımı debe turu tercih edilebilir.
Konaklama: Erfoud | Konsept: Yarım Pansiyon | 3 Yıldız
Sabahın erken saatlerinde develere binerek Sahra Kum Tepeleri turuna çıkıyoruz. Ufukta beliren güneşin altın ışıklarının sonsuz kum dalgaları üzerinde dans ettiği Sahra gün doğumunu develerin sırtından izlemek, bu turun en unutulmaz anlarından birini oluşturmaktadır. Etkileyici manzaranın keyfini çıkardıktan sonra kampımıza geri dönüp kahvaltımızı yapıyoruz.
Kahvaltının ardından 4x4 cip araçlarla kum tepelerinden çıkarak otobüsümüze ulaşıyoruz. Bir yanda çöl, diğer yanda Atlas Dağları'nın heybetli silüetiyle eşlik eden bu yolculukta Todra Vadisi ve M'Gouna (Gül Şehri)'na uğruyoruz. Atlas Dağları'nın içlerinden geçen derin kanyon, akarsu ve yemyeşil vaha manzarasıyla Todra Vadisi Fas'ın en güzel doğa güzelliklerinden birini sunar.
Öğle yemeğinin ardından Ouarzazate'a hareket ediyoruz (170 km). Akşam yemeği ve konaklama Ouarzazate otelimizde.
Not: Bölge şartları gereği bu gece konaklayacağımız otel diğer şehirlerdeki otellere kıyasla daha mütevazı bir standartta olabilmektedir.
Konaklama: Ouarzazate | Konsept: Yarım Pansiyon | 3 Yıldız
Otelde alacağımız kahvaltının ardından Atlas Corporation Film Stüdyoları'na giriyoruz. Asteriks, Spy Game, Babel, The Physician, Kleopatra, Alexandre, Prince of Persia, Kingdom of Heaven, Game of Thrones gibi dünyaca ünlü yapımların doğaya terk edilmiş görkemli dekorları arasında yürümek bambaşka bir his yaratmaktadır.
Film stüdyosunun ardından UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan Aït Ben Haddou Köyü'ne hareket ediyoruz (20 km). Çölde Çay, Babil, Gladyatör, Arabistanlı Lawrence gibi efsanevi yapımlara ev sahipliği yapan ve bin yıllık geçmişiyle dünyanın en etkileyici yerleşimlerinden biri olan bu köy, kerpiç mimarisi ve etkileyici silueti ile ziyaretçileri büyülemektedir. Fotoğraf molasının ardından Marakeş'e hareket ediyoruz (185 km).
Akşam dileyen misafirlerimiz için Chez Ali Fantasia Show (opsiyonel) kapsamında geleneksel Fas kültürünü yakından tanıyacağınız eşsiz bir gece programı düzenlenmektedir. Akşam yemeği menüsünde Harira Çorbası, Kuzu Tandır, Yedi Sebzeli Tavuklu Kuskus, Mevsim Meyveleri, Kurabiye ve Nane Çayı yer almakta; folklör gösterileri ve atlı şov programı eşliğinde unutulmaz bir Fas gecesi yaşanmaktadır. Konaklama Marakeş otelimizde.
Konaklama: Marakeş | Konsept: Yarım Pansiyon | 3 Yıldız
Kahvaltının ardından Fas'ın en canlı ve renkli şehri Marakeş'i keşfediyoruz. Dileyen misafirlerimiz için Majorelle Bahçesi, Bahia Sarayı ve Marakeş Medinası Turu (80 Euro, opsiyonel) düzenlenmektedir.
Panoramik şehir turumuzda önce Koutubia Minaresi'ni görüyoruz; 12. yüzyılda inşa edilen bu görkemli minare, Marakeş'in simgesi olarak kabul edilmektedir. Ardından Afrika'nın en büyük meydanı Jemaa el-Fna'ya geliyoruz. Sokak gösterileri, yılan oynatıcıları, geleneksel müzisyenler, henna sanatçıları ve açık hava restoranlarıyla her saatte farklı bir atmosfer sunan bu meydan, UNESCO'nun Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi'nde yer almaktadır.
Bahia Sarayı ziyaretimizde Fas mimarisinin en görkemli örneklerinden biriyle yüz yüze geliyoruz. Geleneksel Fas çinileri, oymalı alçı süslemeler ve sütunlu avlularıyla büyüleyici bir güzelliğe sahip olan bu saray, 19. yüzyılda inşa edilmiştir.
Turumuzun en özel durağı ise Fransız tasarımcı Yves Saint Laurent'in gizli bahçesi Jardin Majorelle'dir. Çarpıcı kobalt mavisiyle boyalı yapısı, egzotik bitkiler ve zengin kaktüs koleksiyonuyla Jardin Majorelle, dünyanın en güzel botanik bahçelerinden biri olarak kabul edilmektedir. Bahçe içindeki Berber Müzesi de Fas kültürünü anlamak için eşsiz bir fırsat sunmaktadır. Tur sonrası otelimize transfer ve serbest zaman.
Konaklama: Marakeş | Konsept: Yarım Pansiyon | 3 Yıldız
Kahvaltının ardından Kazablanka'ya hareket ediyoruz. Varışta şehrin en ikonik yapısını, 1986-1993 yılları arasında inşa edilen ve dünyanın en büyük camilerinden biri olan Hassan II Camii'ni ziyaret ediyoruz. 20.000 m² alana yayılan bu görkemli yapı, Atlantik Okyanusu kıyısında yükselen devasa minaresi ve açılır kapanır çatısıyla mimari tarihin en sıra dışı eserlerinden birini oluşturmaktadır. Kazablanka turumuzda ayrıca Anfa ve Ain Diab sahil semtleri, Muhammed V Meydanı ve Birleşmiş Milletler Meydanı'nı da görüyoruz.
Panoramik tur sonrasında Kazablanka Mohammed V Havalimanı'na hareket ediyoruz. Air Arabia ile İstanbul Sabiha Gökçen'e dönüş uçuşumuzla bu rüya gibi yolculuk tamamlanıyor.
Fas'ın büyüleyici şehirlerinde geçirilen her anın, çölün altın kumlarının ve mavi şehrin masalsı sokaklarının birlikte yarattığı bu unutulmaz deneyim için teşekkür ederiz. Bir sonraki Gezgin Durağı organizasyonunda yeniden görüşmek dileğiyle…
Büyük Fas Turu kapsamında Air Arabia ile İstanbul Sabiha Gökçen – Kazablanka gidiş ve Kazablanka – İstanbul Sabiha Gökçen dönüş ekonomi sınıfı uçak biletleri ve havalimanı vergileri dahildir. Tüm havalimanı, otel ve şehir içi transferler özel araçlarla sağlanmaktadır. Konaklama olarak 3 yıldızlı otellerde 7 gece yarım pansiyon (sabah ve akşam yemekleri) sunulmaktadır: Tanca'da 1 gece, Fes'te 2 gece, Erfoud'da 1 gece, Ouarzazate'da 1 gece ve Marakeş'te 2 gece konaklanmaktadır.
Programa dahil geziler şunlardır: Rabat Şehir Turu, Şafşavan Şehir Turu, Tinghir Vadisi, Ouarzazate ve Telouet Sarayı, Aït Ben Haddou, Atlas Corporation Film Stüdyoları ve Kazablanka Şehir Turu. Bunların yanı sıra seyahat sağlık sigortası, Türkçe konuşan profesyonel rehberlik hizmeti, yerel rehberlik hizmeti ve yurt dışı çıkış harcı bedeli de tura dahildir.
Her türlü kişisel harcamalar ve otel ekstraları tura dahil değildir. Öğle yemekleri ile tüm öğünlerde alınan kapalı su ve içecekler tur fiyatına dahil edilmemiştir. Fes Medina Turu (50 Euro), Tanca Medina Turu (50 Euro), Marakeş Şehir Turu (80 Euro) ve Sahra Çölü Jeep & Deve Safari (80 Euro) opsiyonel turlar olup ayrıca ücretlendirilmektedir. Müze ve ören yeri giriş ücretleri, turist şehir vergileri, şoför bahşişleri (1 Euro/kişi/gün) ve seyahat sigortası kapsamı dışındaki kişisel masraflar da tur fiyatına dahil değildir.
Bu turda hangi şehirleri geziyoruz?
Büyük Fas Turu'nda sırasıyla Kazablanka, Rabat, Tanca, Şafşavan, Fes, Erfoud (Sahra Çölü), Tinghir, Ouarzazate, Aït Ben Haddou ve Marakeş şehirlerini geziyorsunuz. Her şehir Fas'ın farklı bir yüzünü gözler önüne serer; kimi yerde Endülüs izleri, kimi yerde Sahra'nın sonsuzluğu, kimi yerde Afrika'nın renkleri sizi karşılar.
Şafşavan neden mavi boyalı?
Şafşavan'ın mavi rengiyle boyanması konusunda farklı teoriler bulunmaktadır. En yaygın görüşe göre şehre yerleşen Yahudi topluluklar, 15. yüzyılda binaları koruyucu ve kutsallığı simgelemek amacıyla maviye boyamıştır. Zamanla bu gelenek tüm şehre yayılmış ve Şafşavan bugün dünyanın en fotogenik şehirlerinden biri hâline gelmiştir.
Fes medinası neden bu kadar özel?
Fes el-Bali Medinası UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer almakta olup dünyanın hâlâ yoğun biçimde kullanılan en büyük ortaçağ kentsel alanlarından biri kabul edilmektedir. 9.000'den fazla dar sokak, yüzlerce tarihi yapı ve arkaik tekniklerle sürdürülen geleneksel el sanatları burada yaşamaya devam etmektedir. Özellikle Chouara Tabakhaneleri, yüzyıllardır değişmeyen görünümüyle ziyaretçilerini büyüler.
Sahra Çölü'nde ne kadar vakit geçiriyoruz?
Programda Erfoud çevresinde bir gece Sahra Çölü'nde konaklanmaktadır. Akşam gün batımı deve veya jeep safarisi, çölde yıldızlı gökyüzü ve sabah erken saatte kum tepelerinde gün doğumu izlemek bu gecenin başlıca deneyimleri arasındadır. Çöl deneyimini daha uzun süre yaşamak isteyenler için özel uzatılmış programlarımız hakkında danışmanlarımızla iletişime geçebilirsiniz.
Aït Ben Haddou hangi filmlerde kullanıldı?
Aït Ben Haddou, dünyaca ünlü pek çok yapıma mekânlık etmiştir. Gladyatör, Arabistanlı Lawrence, Babil, Mumya, Çölde Çay ve Game of Thrones dizisinin çeşitli bölümleri bu köyde çekilmiştir. UNESCO güvencesindeki kerpiç yapılarıyla Aït Ben Haddou, Fas'ın en etkileyici açık hava film seti ve tarihi mirası olarak öne çıkmaktadır.
Marakeş'te Jemaa el-Fna Meydanı neden bu kadar ünlü?
Jemaa el-Fna Meydanı, UNESCO'nun Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi'nde yer alan nadir meydanlardan biridir. Gündüzleri taze meyve suyu tezgâhları ve halı satıcılarıyla dolup taşarken akşam saatlerinde hikâye anlatıcıları, yılan oynatıcıları, müzisyenler ve yüzlerce yemek tezgâhıyla adeta bir açık hava tiyatrosuna dönüşmektedir. Bu atmosferi yaşamak için Marakeş'te akşam vakti mutlaka meydana çıkılması önerilir.
Hassan II Camii neden bu kadar önemli?
Hassan II Camii, dünyanın en büyük ve en etkileyici camilerinden biridir. 210 metre yüksekliğindeki minaresiyle dünyanın en yüksek dini yapısı olan camii, Atlantik Okyanusu kıyısına inşa edilmiş olup caminin bir bölümü doğrudan okyanus üzerine konumlandırılmıştır. 1986-1993 yılları arasında yaklaşık 10.000 Fas'lı ustanın emeğiyle tamamlanan yapı, geleneksel Fas sanatının ve çağdaş mimarinin muhteşem bir sentezidir.
Fas'ta hava nasıl ve ne zaman gidilmeli?
Fas için en ideal seyahat dönemleri ilkbahar (Mart-Mayıs) ve sonbahar (Eylül-Kasım) aylarıdır. Bu dönemlerde ülke genelinde ılıman, güneşli ve seyahate elverişli hava koşulları hâkimdir. Yaz aylarında Marakeş ve Sahra Çölü çevresinde sıcaklıklar 40 dereceyi aşabilmektedir. Kış aylarında ise Şafşavan ve Fes'te soğuk, hatta karlı günler yaşanabilir.
Fas'ta Türk lirası geçer mi, hangi para birimini kullanmalıyım?
Fas'ın resmi para birimi Fas Dirhemi (MAD)'dir. Türk lirası Fas'ta geçerli değildir. Euro ve Amerikan Doları, havalimanları ile şehir merkezlerindeki döviz bürolarında kolaylıkla bozdurulabiilmektedir. Büyük otellerde ve alışveriş merkezlerinde kart kullanımı yaygın olmakla birlikte pazarlarda ve küçük esnaflarda nakit tercih edilmektedir.
Tur boyunca öğle yemekleri nasıl karşılanıyor?
Tur fiyatına yalnızca sabah ve akşam yemekleri dahildir. Öğle yemekleri tur fiyatına dahil değildir; bu öğünler için kişisel bütçenizi ayarlamanız önerilmektedir. Fas'ta yerel lokantalarda uygun fiyatlı ve lezzetli geleneksel yemekler bulmak oldukça kolaydır; Kuskus, Tajin ve Harira Çorbası en çok önerilen yemekler arasındadır.
Bu tur kimler için uygundur?
Büyük Fas Turu; ilk kez Fas'a gidecekler, kültür ve tarih meraklıları, Sahra Çölü deneyimi yaşamak isteyenler, fotoğraf tutkunları ve Fas'ın farklı yüzlerini tek bir programda keşfetmek isteyen gezginler için idealdir. Program hem aile gruplarına hem de bireysel seyahat edenlere uygun şekilde tasarlanmıştır.
Turda Türkçe rehber var mı?
Evet, tüm tur boyunca deneyimli Türkçe konuşan profesyonel rehberimiz eşlik etmektedir. Bunun yanı sıra yerel bilgi ve bölgesel detaylar için yerel rehberlik hizmeti de tur fiyatına dahildir.
Fas için vize gerekiyor mu?
Türk vatandaşları Fas'a vizesiz olarak giriş yapabilmektedir. Seyahate çıkmadan önce pasaportunuzun geçerlilik süresinin en az 6 ay olduğundan emin olmanız yeterlidir. Ancak güncel pasaport ve vize koşulları için seyahat öncesinde konsolosluğun resmi açıklamalarını takip etmeniz önerilmektedir.
📞 Rezervasyon & İletişim
0850 840 50 01
Danışman Merve Çıplak · 📱 +90 554 504 01 50
Danışman Semiha Çimen · 📱 +90 554 240 01 50
Danışman Belinay Sönmez · 📱 +90 554 241 01 50
🌐 Gezgin Durağı | Zeyvona Travel Güvencesiyle
🏢 TÜRSAB A Grubu Seyahat Acentası · Belge No: 18349
📞 +90 541 175 50 01 · bilgi@gezginduragi.com · gezginduragi.com
İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı Dış Hatlar Terminali'nde saat 21:10'da buluşuyoruz. Check-in, güvenlik ve pasaport işlemlerinin ardından Air Arabia'nın 3O438 seferi ile gece 00:10'da Kazablanka'ya hareket ediyoruz. Yaklaşık 5 saatlik uçuşun ardından 03:15'te Kazablanka'ya varıyoruz.
Varışın hemen ardından Fas'ın başkenti Rabat'a hareket ediyoruz (90 km). Rabat şehir turumuzda Kraliyet Sarayı Bahçesi, 5. Muhammed Türbesi, Hasan Kulesi, Şehir Surları ve Oudaia Kalesi'ni ziyaret ediyoruz. Tarihi ve modern şehrin iç içe geçtiği Rabat, Fas'ın yönetim merkezi olmasının yanı sıra köklü kültürel mirasyapılarıyla da ziyaretçilerini büyüler.
Rabat turumuzun ardından Tanca'ya hareket ediyoruz (245 km). Atlas Okyanusu ile Akdeniz'in buluştuğu Cebelitarık Boğazı kıyısında kurulmuş olan Tanca, Fas'ın en etkileyici kıyı şehirlerinden biridir. Tanca turumuzda önce Cape Spartel Deniz Feneri'ne giderek iki denizin birleştiği muhteşem noktayı gözlemliyoruz; ardından suların binlerce yıl boyunca aşındırmasıyla ortaya çıkan ve Afrika Haritası şeklinde bir açıklık oluşturan Herkül Mağarası'nı ziyaret ediyoruz.
Tanca'nın eski yerleşim alanı Medina bölgesini ve Ortaçağ'ın en büyük Müslüman seyyahı olarak tarihe geçen, Tuhfetü'n Nuzzar fi Garaibi'l Emsar adlı seyahatname kitabının yazarı İbn Batuta'nın Türbesi'ni de ziyaret ediyoruz. Dileyen misafirlerimiz için Tanca Medina Turu (50 Euro, opsiyonel) ayrıca düzenlenmektedir. Akşam yemeği ve konaklama Tanca otelimizde.
Konaklama: Tanca | Konsept: Yarım Pansiyon | 3 Yıldız
Otelde alacağımız kahvaltının ardından dünyanın en fotogenik şehirlerinden biri olan Şafşavan'a hareket ediyoruz (115 km). Evlerde, sokaklarda, merdivenlerde, duvarlarda ve direklerde hemen her yerde mavinin tüm tonlarının hâkim olması nedeniyle Mavi Elbiseli Şehir olarak anılan Şafşavan, dar sokakları ve otantik evleriyle büyüleyen, masalsı güzelliğiyle gelen her turistin kalbini çalan eşsiz bir kasabadır.
Rif Dağları'nın eteklerine kurulmuş olan Şafşavan'da Uta El Hamam Meydanı, 15. yüzyılda inşa edilen Şafşavan Büyük Camii, tarihi Medina ve Fransız mimari örneklerini barındıran 5. Muhammed Meydanı başlıca ziyaret noktalarımız arasında yer almaktadır. Daracık geçitlere açılan merdivenli sokaklar, o sokaklar boyunca sıralanan otantik Fas evleri, gizlenmiş küçük avlular ve el işçiliğinin en güzel örnekleri fotoğraf tutkunlarını büyüleyecektir.
Şafşavan turumuzun ardından Fes şehrine hareket ediyoruz (215 km). Akşam yemeği ve konaklama Fes otelimizde.
Konaklama: Fes | Konsept: Yarım Pansiyon | 3 Yıldız
Otelde alacağımız kahvaltının ardından Fas'ın kültürel ve manevi başkenti Fes'i keşfediyoruz. 9. yüzyılda İdrisiler tarafından kurulan ve Endülüs'ten kovulan Müslümanlar ile Tunus'taki Kayrevan'dan gelenlerle şekillenen Fes, İslam dünyasının en önemli ilim ve kültür merkezlerinden biri olma özelliğini bugün hâlâ korumaktadır.
Fes turumuzda Kareviyyun (Karaviyyin) Camii, Medresesi ve Muvakkithanesi'ni ziyaret ediyoruz. Dünyanın kesintisiz faaliyet gösteren en eski üniversitesi olan Al Quaraouiyine, İslam medeniyetinin ilim geleneğini yaşatmaya devam etmektedir. Ardından Ticaniliğin kurucusu Ahmet Ticani'nin Türbesi ve Camii, özgün mimarisiyle göz kamaştıran Ebu İnaniye Medresesi ve karşısındaki ortaçağ su saati durakları arasında yer almaktadır.
Neccarin Müzesi, Attarin Medresesi ve bakır ile deri süs eşyalarının satıldığı geleneksel zanaatkârlar çarşısını da gezip ardından turun en etkileyici noktalarından birine ulaşıyoruz: Ortaçağdan bu yana aynı arkaik tekniklerle derilerin işlendiği tarihi tabakhaneler. Fes Medinası'nın üst kısımlarından seyredilen bu görüntü, Fas'ın simgesi hâline gelmiştir. Dileyen misafirlerimiz için Fes Medina Turu (50 Euro, opsiyonel) ayrıca düzenlenmektedir. Akşam yemeği ve konaklama Fes otelimizde.
Konaklama: Fes | Konsept: Yarım Pansiyon | 3 Yıldız
Otelde alacağımız kahvaltının ardından Sahra Çölü'ne doğru uzun yolculuğumuza başlıyoruz (410 km). Yol üzerinde deniz seviyesinden 1.600 metre yüksekte kurulmuş, çam, sedir ve meşe ormanlarıyla çevrili ve Fransız Alp mimarisiyle dikkat çeken Ifrane şehrinde mola veriyoruz. Fas'ın "küçük İsviçre'si" olarak bilinen bu şehir, özellikle kış aylarında karla kaplı sokaklarıyla büyüleyici bir tablo oluşturmaktadır.
Öğleden sonra Sahra Çölü'nün altın kum tepelerine ulaşıyoruz. Dileyen misafirlerimiz için Sahra Çölü'nde Gün Batımı Jeep ve Deve Safari (80 Euro, opsiyonel) etkinliği düzenlenmektedir. Çölde jeep safarinin ardından develere binerek kum tepelerine çıkıyor, Sahra'nın eşsiz gün batımını izliyoruz. Gün batımının ardından Erfoud'daki otelimize dönüş ve konaklama.
Not: Çöle erken varılması durumunda ertesi günkü deve turu yerine bu akşam gün batımı debe turu tercih edilebilir.
Konaklama: Erfoud | Konsept: Yarım Pansiyon | 3 Yıldız
Sabahın erken saatlerinde develere binerek Sahra Kum Tepeleri turuna çıkıyoruz. Ufukta beliren güneşin altın ışıklarının sonsuz kum dalgaları üzerinde dans ettiği Sahra gün doğumunu develerin sırtından izlemek, bu turun en unutulmaz anlarından birini oluşturmaktadır. Etkileyici manzaranın keyfini çıkardıktan sonra kampımıza geri dönüp kahvaltımızı yapıyoruz.
Kahvaltının ardından 4x4 cip araçlarla kum tepelerinden çıkarak otobüsümüze ulaşıyoruz. Bir yanda çöl, diğer yanda Atlas Dağları'nın heybetli silüetiyle eşlik eden bu yolculukta Todra Vadisi ve M'Gouna (Gül Şehri)'na uğruyoruz. Atlas Dağları'nın içlerinden geçen derin kanyon, akarsu ve yemyeşil vaha manzarasıyla Todra Vadisi Fas'ın en güzel doğa güzelliklerinden birini sunar.
Öğle yemeğinin ardından Ouarzazate'a hareket ediyoruz (170 km). Akşam yemeği ve konaklama Ouarzazate otelimizde.
Not: Bölge şartları gereği bu gece konaklayacağımız otel diğer şehirlerdeki otellere kıyasla daha mütevazı bir standartta olabilmektedir.
Konaklama: Ouarzazate | Konsept: Yarım Pansiyon | 3 Yıldız
Otelde alacağımız kahvaltının ardından Atlas Corporation Film Stüdyoları'na giriyoruz. Asteriks, Spy Game, Babel, The Physician, Kleopatra, Alexandre, Prince of Persia, Kingdom of Heaven, Game of Thrones gibi dünyaca ünlü yapımların doğaya terk edilmiş görkemli dekorları arasında yürümek bambaşka bir his yaratmaktadır.
Film stüdyosunun ardından UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan Aït Ben Haddou Köyü'ne hareket ediyoruz (20 km). Çölde Çay, Babil, Gladyatör, Arabistanlı Lawrence gibi efsanevi yapımlara ev sahipliği yapan ve bin yıllık geçmişiyle dünyanın en etkileyici yerleşimlerinden biri olan bu köy, kerpiç mimarisi ve etkileyici silueti ile ziyaretçileri büyülemektedir. Fotoğraf molasının ardından Marakeş'e hareket ediyoruz (185 km).
Akşam dileyen misafirlerimiz için Chez Ali Fantasia Show (opsiyonel) kapsamında geleneksel Fas kültürünü yakından tanıyacağınız eşsiz bir gece programı düzenlenmektedir. Akşam yemeği menüsünde Harira Çorbası, Kuzu Tandır, Yedi Sebzeli Tavuklu Kuskus, Mevsim Meyveleri, Kurabiye ve Nane Çayı yer almakta; folklör gösterileri ve atlı şov programı eşliğinde unutulmaz bir Fas gecesi yaşanmaktadır. Konaklama Marakeş otelimizde.
Konaklama: Marakeş | Konsept: Yarım Pansiyon | 3 Yıldız
Kahvaltının ardından Fas'ın en canlı ve renkli şehri Marakeş'i keşfediyoruz. Dileyen misafirlerimiz için Majorelle Bahçesi, Bahia Sarayı ve Marakeş Medinası Turu (80 Euro, opsiyonel) düzenlenmektedir.
Panoramik şehir turumuzda önce Koutubia Minaresi'ni görüyoruz; 12. yüzyılda inşa edilen bu görkemli minare, Marakeş'in simgesi olarak kabul edilmektedir. Ardından Afrika'nın en büyük meydanı Jemaa el-Fna'ya geliyoruz. Sokak gösterileri, yılan oynatıcıları, geleneksel müzisyenler, henna sanatçıları ve açık hava restoranlarıyla her saatte farklı bir atmosfer sunan bu meydan, UNESCO'nun Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi'nde yer almaktadır.
Bahia Sarayı ziyaretimizde Fas mimarisinin en görkemli örneklerinden biriyle yüz yüze geliyoruz. Geleneksel Fas çinileri, oymalı alçı süslemeler ve sütunlu avlularıyla büyüleyici bir güzelliğe sahip olan bu saray, 19. yüzyılda inşa edilmiştir.
Turumuzun en özel durağı ise Fransız tasarımcı Yves Saint Laurent'in gizli bahçesi Jardin Majorelle'dir. Çarpıcı kobalt mavisiyle boyalı yapısı, egzotik bitkiler ve zengin kaktüs koleksiyonuyla Jardin Majorelle, dünyanın en güzel botanik bahçelerinden biri olarak kabul edilmektedir. Bahçe içindeki Berber Müzesi de Fas kültürünü anlamak için eşsiz bir fırsat sunmaktadır. Tur sonrası otelimize transfer ve serbest zaman.
Konaklama: Marakeş | Konsept: Yarım Pansiyon | 3 Yıldız
Kahvaltının ardından Kazablanka'ya hareket ediyoruz. Varışta şehrin en ikonik yapısını, 1986-1993 yılları arasında inşa edilen ve dünyanın en büyük camilerinden biri olan Hassan II Camii'ni ziyaret ediyoruz. 20.000 m² alana yayılan bu görkemli yapı, Atlantik Okyanusu kıyısında yükselen devasa minaresi ve açılır kapanır çatısıyla mimari tarihin en sıra dışı eserlerinden birini oluşturmaktadır. Kazablanka turumuzda ayrıca Anfa ve Ain Diab sahil semtleri, Muhammed V Meydanı ve Birleşmiş Milletler Meydanı'nı da görüyoruz.
Panoramik tur sonrasında Kazablanka Mohammed V Havalimanı'na hareket ediyoruz. Air Arabia ile İstanbul Sabiha Gökçen'e dönüş uçuşumuzla bu rüya gibi yolculuk tamamlanıyor.
Fas'ın büyüleyici şehirlerinde geçirilen her anın, çölün altın kumlarının ve mavi şehrin masalsı sokaklarının birlikte yarattığı bu unutulmaz deneyim için teşekkür ederiz. Bir sonraki Gezgin Durağı organizasyonunda yeniden görüşmek dileğiyle…
✈️ stanbul Sabiha Gökçen – Kazablanka gidiş / Kazablanka – İstanbul Sabiha Gökçen dönüş ekonomi sınıfı uçak biletleri
🛄 Havalimanı vergileri
🚐 Havalimanı – otel – havalimanı transferleri
🚌 Program boyunca tüm şehirler arası ve şehir içi ulaşımlar
🏨 3 yıldızlı otellerde 7 gece konaklama
🍽️ 7 Sabah Kahvaltısı
🍽️ 7 Akşam Yemeği (Yarım Pansiyon)
🕌 Rabat Şehir Turu
🩵 Şafşavan Şehir Turu
🏞️ Tinghir Vadisi Gezisi
🏰 Ouarzazate & Telouet Sarayı Gezisi
🏜️ Aït Ben Haddou Kasabası Gezisi
🎬 Atlas Corporation Film Stüdyoları Ziyareti
🌊 Kazablanka Şehir Turu
🗣️ Profesyonel Türkçe rehberlik hizmeti
👤 Yerel rehberlik hizmetleri
🛡️ Seyahat sağlık sigortası
💳 Yurt dışı çıkış harcı
🍴 Öğle yemekleri
🥤 Yemeklerde alınan içecekler ve kapalı sular
🛍️ Kişisel harcamalar
🏨 Otel ekstraları
🎟️ Müze ve ören yeri giriş ücretleri
🏛️ Turist şehir vergileri
💶 Şoför bahşişleri (1 Euro / kişi / gün)
🛡️ Seyahat sağlık sigortası kapsamı dışındaki kişisel harcamalar
🌿 Majorelle Bahçesi + Bahia Sarayı + Marakeş Medinası
💶 80 € / kişi
🌊 Essaouira + Argan Bahçeleri + Atlas Okyanusu
💶 60 € / kişi
🎬 Atlas Film Stüdyoları Turu
💶 50 € / kişi
🐪 Sahra Çölünde Gün Batımı + Jeep Safari + Deve Safari
💶 80 € / kişi
🕌 Fes Medina Turu
💶 70 € / kişi
🏘️ Tanca Medina Turu
💶 50 € / kişi
🎭 Chez Ali Fantasia Show
💶 75 € / kişi
Şafşavan sokaklarında kış güneşinin loş ışığında dolaşmak, mavi tonların arasında sessizce yürümek gerçekten huzurluydu. Grup kalabalık olduğu için fotoğraf duraklarında biraz bekledik ama rehberin sakin anlatımıyla zaman akıp gitti.
Beklentim yüksekti, özellikle Şafşavan ve Sahra’da gün batımı kısımları gerçekten karşıladı. Kış akşamları serin olunca deve safarisinde battaniye verdiler, düşünceliydi. Sadece Atlas Film Stüdyoları’nda biraz fazla bekledik.
Harika. Ailecek çıktığımız ilk uzun turdu, ödediğimiz ücrete göre uçak, transferler ve oteller gayet iyiydi. Sahra çölünde gün batımı ve deve safarisi çocukların favorisi oldu. Sadece yaz sıcağında Marakeş ekstra turunda biraz fazla yürüdük, o kadar.
Son anda aldığım turda özellikle Şafşavan’a giderken dağ yollarındaki manzara ve Sahra Çölü’nde gün batımının renkleri çok etkileyiciydi. Otobüs bazen fazla soğuktu ama genel olarak keyifli bir sonbahar yolculuğu oldu.
Sahra’da deve sırtında giderken sıcak kumun kokusu ve sessizliği hâlâ aklımda. Majorelle Bahçesi’nin serin gölgesine sığınınca grupça derin bir nefes aldık. Otobüste birkaç uzun bekleme dışında her şey çok keyifliydi.
Beklentim daha çok yorucu bir koşuşturma yönündeydi ama özellikle aileyle, hele ki anne babayla seyahat için tempoyu gayet dengeli ayarlamışlar. Rabat’taki eski şehir gezisinde rehberin anlattığı tarih detayları babamı baya sardı, ben de Şafşavan’daki mavi sokaklarda fotoğraf çekmeye doyamadım. Sahra Çölü’nde gün batımı ve deve safari ekstra turunu aldık, ince bir rüzgar vardı, kalın hırka iyi ki götürmüşüm. Otobüste bazı günler biraz fazla bekleme ve kalabalık hissettik ama genel organizasyon ve otel seçimleri bahar dönemine göre gayet tatmin ediciydi.
Harika. Yaz sıcağına rağmen şehirler arası otobüs yolculukları beklediğimden çok daha rahat geçti. Kliması iyi çalışan, geniş koltuklu bir araçla Kazablanka’dan Rabat’a, oradan Şafşavan ve Fes’e giderken rehberimizin yol boyunca Fas tarihi anlatması zamanı nasıl geçtiğini unutturdu. Özellikle Sahra Çölü’ne doğru Atlas Dağları’nı tırmanırken verilen fotoğraf molaları ve camdan görünen küçük köyler ailemle en çok konuştuğumuz anlar oldu. Tek ufak eksi, bazı duraklarda tuvalet molaları için biraz fazla sıra bekledik ama genel akış ve transferlerin tam zamanında olması her şeyi telafi etti.
Bu yorumu okuyup tereddüt edenlere direkt söyleyeyim: özellikle fotoğraf seviyorsanız bu tur tam mevsiminde. Ekim olduğu için ne çok bunaltıcı sıcak vardı ne de üşüdük; ince bir montla bütün gün idare ettik. Sahra’daki gün batımı sırasında deveyle kum tepelerine çıkıp o turuncu-pembe gökyüzünde gölgemizin uzamasını izlemek hayatımın en güzel karelerini getirdi. Rehberimiz fotoğraf konusunda da çok yardımcıydı, açıyı bile gösterdi. Marakeş’te Majorelle Bahçesi’nde o mavi duvarın önünde sıraya girmek zorunda kaldık, biraz bekledik ama ışık yumuşayınca çıkan fotoğraflara değdi. Grup kalabalıktı ama otobüs rahattı, şehirler arası ulaşımlar sorunsuzdu. Öğle yemeklerini kendimiz ayarladığımız için sokak lezzetlerini deneme fırsatımız oldu. Genel olarak temposu, sonbahar ışığı ve fotoğraf fırsatlarıyla çok keyif aldım.
Okuyacak olanlara küçük bir not: Bu turda esas keyfi otobüs yolculuklarında aldık. Anne babamla geldim, şehirler arası geçişler çok düzenliydi, şoför sakin ve dikkatliydi. Özellikle Fes’ten Sahra Çölü’ne giderken Atlas Dağları’nda verdiğimiz kısa fotoğraf molaları sonbahar ışığında çok güzeldi. Otobüs bazen tam dolu olduğundan koltuk araları biraz dar geldi ama molalar zamanında verildi, yorulmadan Kazablanka, Rabat ve Marakeş arasında gidip gelebildik.
Serin akşam havasında Marakeş’te naneli çayın buharı yüzüme vururken, Şafşavan’da tattığımız zeytinli küçük atıştırmalığı hatırladım. Otobüste yer yer bekledik ama rehberin sakin anlatımı ve düzenli molalar kış temposuna iyi uydu.
Sahra’da akşam esintisine karışan develerin çanı ve hafif nane çayı kokusu hâlâ aklımda. 12 Ağustos’ta, kalabalık ama uyumlu bir grupla çıktığımız bu yolculukta özellikle ulaşım ve otel konforu verdiğimiz ücrete göre oldukça tatmin ediciydi. İstanbul’dan Kazablanka’ya uçuş ve sonrasındaki tüm şehir geçişlerinin organize olması büyük rahatlık sağladı, valiz derdi düşünmedik. Marakeş’te Majorelle Bahçesi ve Bahia Sarayı’nı ekstra turla gezdik; rehberimiz tarihi, mimariyi tane tane anlattı, her soruya sabırla cevap verdi. Yaz sıcağında, özellikle Şafşavan ve Fes duraklarında otobüs içi biraz kalabalık ve serinlik yetersiz hissettirdi ama süreler makul tutuldu, sık mola verildi. Öğle yemekleri fiyata dahil olmadığı için başta tereddüt etmiştim, sonunda bunun esneklik sağladığını fark ettim; farklı yerlerde, bütçeye göre seçim yapabildik. Sahra’da gün batımı için jeep ve deveyle yaptığımız kısa yolculuk, verdiğimiz ekstra ücreti boşa çıkarmadı; organizasyon saati kum fırtınasına göre ayarlanmıştı, güvenli hissettik. Genel olarak ödediğimiz ücrete karşılık dolu bir program, net bilgilendirme ve düzgün otel seçimleri aldığımızı düşünüyorum; küçük aksaklıklar, özellikle yazın sıcağı ve kalabalık dönem olduğu düşünülünce, göze batmadı.
Anne ve babamla birlikte katılınca grubun havası bizim için özellikle önemliydi; neyse ki otobüste yaş aralığı birbirine yakın, sakin ve uyumlu bir ekip vardı. İlk gün Kazablanka’da herkes biraz mesafeliydi ama Rabat sonrası, özellikle Şafşavan’a giden yolda paylaşılan atıştırmalıklar ve koltuk değiştirmelerle ortam epey yumuşadı. Rehberin yıllardır Fas’ta grup yönetiyor oluşu, kalabalık aileleri ve yalnız gezenleri güzel harmanlamasını sağladı, kimse dışarıda kalmadı. Sahra Çölü’ndeki gün batımı ve deve turu sırasında, rehberin herkese sırayla fotoğraf çekmesiyle adeta küçük bir sınıf gezisi havası oluştu, anne babam da kendilerini rahat hissetti. Bahar dönemi olduğu için gündüzleri ince bir ceketle dolaşmak yetti, akşamları çölde biraz daha kalın giyinmek gerekti ama bu da sorun olmadı. Tek olumsuzluk, Marakeş’te Majorelle Bahçesi ve medina ekstra turu sonrası buluşma noktasında gruptan birkaç kişinin geç kalması yüzünden otobüste yaklaşık yarım saat beklememiz oldu; yine de rehber durumu sakin ve şeffaf şekilde yönetince kimse gerginleşmedi. Genel olarak, özellikle grup uyumuna ve aileyle rahatça seyahat edebilmeye önem verenler için dengeli ve dolu bir programdı.
Doyurucu. Küçük bir arkadaş grubuyla katıldık, özellikle Türkçe rehberin anlatım tarzı turu gerçekten toparladı. Kazablanka’dan itibaren her şehir geçişinde hem tarih hem günlük hayatla ilgili net, örnekli açıklamalar yaptı, aklımıza takılan her soruya sabırla döndü. Şafşavan sokaklarında gezerken verdiği kısa molalar fotoğraf çekmek için çok işimize yaradı. Sahra Çölü’ndeki jeep ve deve safari sırasında soğuk akşam havasına karşı ne giymemiz gerektiğini önceden söylemesi de kurtarıcı oldu. Tek olumsuz nokta, Marakeş Medinası ve Bahia Sarayı ekstra turunda grup biraz kalabalık olduğu için bazı dar sokaklarda rehberin sesini duymakta zorlandık, ama genel olarak iletişimi güçlü ve organize bir turdu.
Bu yorumu okuyacaklara özellikle Sahra Çölü akşamını anmak isterim. Gün boyu sıcak ve otobüs biraz kalabalıktı, Fes çıkışında da kısa bir bekleme yaşadık ama deveyle kum tepesine çıkıp güneşin turuncudan mora döndüğü anı sessizlik içinde izlemek tüm yorgunluğu unutturdu. Rehber, Kazablanka’dan itibaren her şehir geçişinde kısa kısa tarih ve günlük yaşamla ilgili notlar paylaştı, bu da yolda geçen saatleri boşa hissettirmedi. Ekstra olarak Marakeş’te Majorelle Bahçesi turuna da katıldım; mavi duvarların gölgesinde serinlemek yaz sıcağında gerçekten iyi geldi. Genel olarak program dolu, organizasyon düzenli, yalnız seyahat eden biri olarak kendimi güvende ve rahat hissettim.
Okuyacaklara küçük bir not: aileyle, hele çocuklarla geliyorsanız bu tur tam kıvamında. Sonbahar serinliği sayesinde Sahra Çölü’ndeki gün batımında üşümemek için ince mont yetti. Deve safarisi sonrası çöl kampında ikram edilen naneli çayla hurma ikilisi çocukların aklını aldı, sürekli o çayı soruyorlar. Şehirler arası ulaşımların ayarlanmış olması çok rahatlattı, valiz düşünmedik. Tek ufak eksi, Marakeş Medinası ve Majorelle Bahçesi ekstra turunda öğle yemeği arası biraz aceleye geldi, rahat rahat oturup tadını çıkaramadık. Yine de hem kültür hem lezzet anlamında dolu dolu geçti.
Son dakika alınan bir kararla aile büyüklerimle bu tura katıldık ve özellikle turun temposu bizi en çok memnun eden şey oldu. Kış olduğu için günler kısa, program da buna göre ayarlanmış; sabahları çok erken yola çıkmadık, akşamları da yorgunluktan bitap düşmeden otele döndük. Kazablanka’dan Rabat’a geçerken otobüste sık sık kısa molalar verilmesi, ailemde diz problemi olanlar için büyük rahatlıktı. Şafşavan’da dar sokaklarda acele ettirilmeden, fotoğraf çekmeye yeterince zaman tanınması da hoşumuza gitti. Sahra Çölü kısmında gün batımını izleyip deve safarisine katıldık; hava serindi ama yanımıza mont almamız konusunda rehber bizi önceden uyarmıştı. Rehberin Fas’ın tarihini anlatırken araya küçük anılar ve espriler katması, uzun yol geçişlerini daha akıcı hissettirdi. Tek eleştirim, Marakeş’teki ekstra Majorelle Bahçesi ve Bahia Sarayı turunda giriş sıraları yüzünden biraz fazla beklemiş olmamız; yine de rehber bu sürede etraftaki detayları anlatarak bekleyişi boşa çevirmedi. Genel olarak sakin, planlı ve aileyle yapılmaya uygun bir programdı.
Uçağa Sabiha Gökçen’den binip sorunsuz şekilde Kazablanka’ya inerek tura başlamak bayağı rahatlattı, transferler de hep zamanında yapıldı. Özellikle büyük grupla gezerken “şimdi şu taksiye bin, buna bin” stresini hiç yaşamadık. Şafşavan’da mavi sokaklarda dolaşmak ve Marakeş’te ekstra alınan Majorelle Bahçesi turu verdiğimiz ücrete değdi, rehberin anlattığı hikâyelerle her yer daha anlamlı oldu. Sahra’da gün batımı ve deve safari de grubun favorisi oldu. Son akşam Marakeş’te akşam yemeği için biraz otel çevresinde uygun fiyatlı yer aramak zorunda kaldık, keşke o konuda da küçük bir yönlendirme listesi verilseydi. Yine de genel olarak verilen hizmete, otellere ve ulaşıma bakınca ödediğimiz ücrete göre gayet tatmin edici bir turdu; sonbahar serinliğinde ne çok bunaldık ne de üşüdük, tempo da buna göre ayarlanmıştı.
İlk gün Kazablanka havalimanından çıkınca hafif deniz kokusu ve serin bahar rüzgarı karşıladı, transfer aracımız çok yakın noktadan alım yaptı, valizle uğraştırmadılar. Büyük bir grupla seyahat ettik, şehirler arası tüm ulaşımlar aynı konforlu otobüsle oldu, şoför aynı kişi olunca güven hissi verdi. Saatlere genel olarak iyi uyuldu, sadece Şafşavan dönüşünde yarım saate yakın bekleme yaşadık, o da fotoğraf çekenler toparlanamadığı için. Sahra Çölü’ne giderken molalar düzenli verildi, tuvalet ve atıştırmalık için panik olmadan hareket ettik. İstanbul’dan uçuş biletlerinin paket içinde olması ve havalimanı-otel transferlerinin düşünülmüş olması planlama stresini tamamen ortadan kaldırdı.
Son anda satın aldığımız bu turda yakın bir arkadaşımla en çok otobüsle şehirler arası geçişleri sevdim. Özellikle Rabat’tan Şafşavan’a giderken tepelerin rengi, sonbahar ışığı ve kısa mola verilen küçük yol üstü kafeleri çok keyifliydi. Otobüs bazen biraz kalabalık ve koltuk araları dar hissettirse de şoförün dikkatli sürüşü ve rehberin yol boyunca Fas tarihiyle ilgili anlattığı hikâyeler yolculukları çok dolu geçirdi. Sahra Çölü’ne doğru uzun gece yolculuğunda yıldızları camdan izlemek bu turun en özel anlarından biriydi.
Kış güneşinin altında annemle babamla birlikte şehirden şehre akıp giden sakin ama dolu bir tempo yaşadık. Rabat’ta okyanus kenarında rüzgâr yüzümüze vururken rehberimizin anlattığı tarih, akşam Fes sokaklarındaki kalabalıkla güzel bir tezat oluşturdu. Sahra’da gün batımını izlerken kalın montlara sarılı halde deveyle kısa yürüyüş yapmak çok keyifliydi. Sadece bazı günler şehir içi trafik yüzünden otobüste biraz fazla vakit geçti ama genel akış iyi planlanmış, yorgunluk tatlı bir yorgunluk olarak kaldı.
Son anda satın alındı, iyi ki de almışız. Yakın arkadaşımla özellikle Şafşavan ve Sahra yolundaki manzaralara vurulduk; mavi evlerin arasından yukarı yürürken güneşin beyaz duvarlara yansıması ve Atlas eteklerindeki virajlarda değişen renkler fotoğraf çekmeyi bırakmamıza izin vermedi. Marakeş’te ekstra alınan Majorelle Bahçesi turunda, ilkbahar ışığında kobalt mavisi duvarlar ve kaktüsler çok etkileyiciydi. Otobüste zaman zaman biraz sıkışık hissettik ve şehir girişlerindeki beklemeler uzadı ama Türkçe rehberin sakin anlatımı ve yollar boyunca verdiği küçük tarih notları sayesinde yol yorgunluğunu pek umursamadık.
Gitmeden önce turu daha yüzeysel bekliyordum ama özellikle yemek molaları tüm havayı değiştirdi. Yakın bir arkadaşımla gittik, bahar olduğu için akşamları ince mont yetti, gündüzleri de şehir yürüyüşleri çok keyifliydi. Fes’te dar bir sokakta, rehberimizin önerdiği küçük bir yerde içtiğimiz nane çayı ve yanında gelen bademli kurabiye hâlâ aklımda; çayın tazeliği ve bardağın sıcaklığı o günün yorgunluğunu aldı. Sahra Çölü’ne giderken otobüste biraz uzun beklemeler oldu, özellikle bir mola sonrası toparlanma uzadı, tek can sıkıcı kısım buydu. Marakeş’te ekstra alınan Majorelle Bahçesi turunda, gezi sonrası yakındaki kafede içtiğimiz portakal suyunun ferahlığı ise tüm yorgunluğa değdi; uçak ve şehir içi ulaşımların sorunsuz ayarlanmış olması da bizi detaylarla uğraşmaktan kurtardı.
Rehberimiz Ali’nin Şafşavan sokaklarında fotoğraf için durdurduğu mavi kapılar ve Sahra Çölü’nde gün batımında deveyle giderken turuncuya dönen kumlar harikaydı. Yaz sıcağında otobüs biraz kalabalıktı ama ailemle özellikle annem-babam için çok keyifli bir yaz tatili oldu.
Son anda arkadaş grubuyla yer ayırtıp gittik ve özellikle Şafşavan kısmına resmen bayıldık. O mavi sokaklarda sonbahar güneşinin hafif sarı ışığıyla fotoğraf çekmeye doyamadık; duvardaki eski kapı tokmaklarının bile rengini konuşa konuşa yürüdük. Fes’te medinanın karmaşası biraz yordu ama rehberin esprili anlatımı ve pratik tüyoları sayesinde kaybolmadan gezebildik. Sahra Çölü’nde gün batımında deveyle kumların tepesine çıkmak, ince montla serin rüzgârı hissederken turuncuya dönen gökyüzünü izlemek ayrı keyifliydi. Tek ufak eksi, bazı şehir içi geçişlerde otobüste bekleme süresi uzun geldi ama genel akış dolu doluydu.
Son anda yer bulup tek başıma katıldım, iyi ki de gelmişim. Kış olduğu için özellikle Sahra Çölü’nde gün batımı efsaneydi; turuncudan mora dönen gökyüzünde deveyle kum tepelerine çıkarken rehberimiz fotoğraf için durup durup poz önerdi. Gece soğuk, mont ve bere şart. Şafşavan’daki mavi sokaklarda da akşam üstü ışığı tam fotoğraflıktı. Tek ufak eksi, bazı şehir geçişlerinde otobüs bekleme süresi uzadı ama genel olarak program dolu ve keyifliydi.
Asıl keyfi, şehirler arası yolculuklarda aldım diyebilirim. Özellikle Rabat’tan Şafşavan’a giderken otobüs dağ yollarında yavaş yavaş yükselirken, bahar güneşi camdan içeri vuruyor, küçük köylerin yanından geçiyorduk; rehber de o esnada Fas’ın idari yapısını anlatıyordu. Koltuklar rahattı, mola yerleri temizdi, şoför dikkatliydi. Sadece bazı aktarmalarda (örneğin Fes’ten Sahra Çölü tarafına geçerken) bekleme süreleri biraz uzadı, program yoğun olduğu için o anlar hafif yorucu hissettirdi. Buna rağmen otelden havalimanına kadar tüm transferlerin düşünülmüş olması, tek başıma seyahat ederken kendimi epey güvende ve konforlu hissettirdi.
Sahra çölünde gün batımını izlerken deveyle kumların arasından sessizce ilerlediğimiz an en çok akılda kalan kısmı oldu. Uçak bileti, tüm şehirler arası ulaşım ve makul düzeyde otellerin fiyata dahil olması, kış sezonunda bile turu fiyat-performans açısından güçlü kılıyor. Ekstra olarak Atlas Film Stüdyoları turuna da katıldık, rehberin anlattığı film hikayeleri keyifliydi. Tek eleştirim, bazı şehir geçişlerinde (özellikle Fes’ten çöl yoluna çıkarken) mola yerlerinde biraz uzun beklememiz oldu; yine de program genel olarak dolu ve düzenliydi.
Şafşavan sokaklarında ailemle yürürken rehberin Fas tarihi anlatması en akılda kalan an oldu. Uçuşlar, transferler, oteller fiyatına göre gayet iyi, tek eksiği bazı müze ve şehir vergilerinin ekstra olması.
Son anda satın alınan bir tur olmasına rağmen lojistik kısmı beklediğimden iyi yönetildi. Sabiha Gökçen’den Kazablanka’ya uçuş biletleri ve havaalanı–otel transferleri net ve zamanında organize edilmişti, hiçbir yerde “şimdi ne olacak” hissi yaşamadık. Özellikle şehirler arası otobüs yolculuklarında şoförün kış akşamı için battaniye dağıtması hoş bir detaydı. Sahra Çölü’ndeki jeep ve deve safarisi için saatleri önceden net söylemeleri sayesinde kalın kıyafetleri yanımıza alıp gün batımını rahatça izledik. Tek aksaklık, Marakeş’te Majorelle Bahçesi ekstra turu öncesi otobüste yaklaşık 20 dakika fazladan beklememizdi; birkaç kişi geç kalınca program azıcık sarktı. Yine de rehberimizin saat ve buluşma noktalarını sürekli tekrar etmesi, kışın kısa gün ışığına rağmen programı çoğunlukla plana uygun götürmesini sağladı. Genel olarak, düzen ve zamanlama konusunda içimizi rahat ettiren bir organizasyondu.
Otobüsün hafif klimalı kokusu ve camdan giren sıcak rüzgâr hâlâ aklımda. Yakın arkadaşımla özellikle şehirler arası yolculuklardan keyif aldık; Kazablanka’dan Rabat’a, oradan Şafşavan ve Fes’e giderken rehberin anlattığı hikâyeler sayesinde yollar hiç bitmiyormuş gibi gelmedi. Sahra Çölü’ne doğru uzun geçişte manzaralar sürekli değişti, şoför dikkatli ve sakin sürdü. Tek eksisi, yaz sıcağında bazı molaların kısa kalmasıydı; biraz daha serinleme süresi olsa tadından yenmezdi.
Sahra Çölü’ndeki sıcak kum kokusu ve deve adımlarının sesi hâlâ aklımda. Küçük arkadaş grubumuzla özellikle gün batımı jeep ve deve safarisinden çok etkilendik, rehberimizin Fas tarihiyle ilgili anlattığı ayrıntılar beklentimizin üzerindeydi. Yaz sıcağında Marakeş medinasında tempo biraz yorucu ve otobüs zaman zaman kalabalık hissettirse de Kazablanka’dan Şafşavan’a uzanan rotada ulaşım ve otel organizasyonu gayet derli topluydu.
Doyurucu. Ailecek çıktığımız bu programda özellikle Sahra Çölü’nde gün batımı ve deve safari kısmı çocukların en çok konuştuğu anı oldu. İstanbul’dan uçuş, havalimanı transferleri ve şehirler arası tüm ulaşımların dahil olması fiyat–performans açısından içimizi rahatlattı. Marakeş’te ekstra Majorelle Bahçesi + Bahia Sarayı turunu da aldık, değdi. Son akşam otel lobisinde check-out için biraz sıra bekledik, sadece onu söyleyebilirim. Sonbahar serinliğiyle gündüz ince, akşam kalın giyinerek gayet konforlu geçti.
Çocuklarla en keyifli an, Şafşavan’da dar sokakta içtiğimiz nane çayıydı; ince belli bardaklar bu kadar yakışır mı? Akşamları serin, otel kahvaltısı biraz tekdüzeydi ama Fas lezzetleriyle tur çok doyurucuydu.